# 21Kas

Tarihe ve Kültüre Çok Yakınız…

Mahzen Cave & Mahzen Queen’s konum olarak tarihe ve kültürel yapılara, değerlere çok yakınız.
Otelimizin keyifli alanlarında vakit geçirebilir, konforla dinlenebilir ve sonrasında dinç hissederek, Kapadokya’nın mistik dünyasını keşfetmeye çıkabilirsiniz!
Göreme
Her mevsimi ayrı güzel olan Göreme bölgesinde tatilinize uzunca bir süre ayırmanızı öneririz.
Göreme bölgesinde her taraf Peri bacaları manzarasıyla süslü.
Geniş bir alanı mağara otele dönüştürülmüş, Göreme kasabası; Peri bacalarını uzun uzadıya izleyebileceğiniz bir yer. Peri bacalarıyla iç içe geçmiş yaşantısı, Göreme’yi bir huzur parçası haline getirmiş.
Göreme’ye yaklaşık 2 km mesafede bulunan müzede, görebileceğiniz başlıca güzellikleri sunalım;
Karanlık Kilise, Elmalı Kilise, İsketeli Şapel, Çarıklı Kilise ve Tokalı Kilise’sidir.
Kültür Müzesi
1954 yılında Kapadokya bölgesinin ilk turistlik oteli olarak bilinen, Ortahisar bölgesinde yapılmış eski “Göreme Otel” binasının restorasyon çalışmarı sonrasında kurulmuştur.
“Göreme Otel” dönemin ün salmış, tek oteldir. Otelde çıkan bir yangın sonrasında, otelin misafir kayıt defteri yanmış ve o bilgilere bir daha ulaşılamamıştır. O dönemde yaşayan insanlardan, bugüne gelen duyumlara göre otelde misafir olan isimler arasında; Yaşar Kemal, Kasım Gülek, Yılmaz Güney, Hulisi Kentmen, Çolpan İlhan, Ayhan Işık, Sadri Alışık,Türkan Şoray, Tarık Akan gibi çok değerli sanatçı ve ünlüler ağırlamıştır. Ayrıca; halkın ismini bilmediği pek çok yabancı devlet adamları da Göreme’de konukluk etmişlerdir.
Yaşar Kemal, Göreme Otel’de kaldığı, yaklaşık 1 ay süren misafirliğinde Peribacalarından esinlenerek bir roman yazmak ister, kasabanın o günkü çocuklarından ve şu anda, hala da hayatta bulunan Ahmet Köksal ile sık sık muhabbet eder, “Çocuğum buralarda periler varmış, sen hiç gördün mü?” diye soraarmış. Ahmet Köksal ie, Yaşar Kemal’e “ben hiç peri görmedim” diye cevap verirmiş. Bunun üzerine değerli yazar Yaşar Kemal, “Peri Bacaları” adlı kitabını yazmış, ve kitabında Göreme Otel’den de söz etmiştir.
Bu güzel tarihinden bahsetmesek olmazdı..
Kültür Müzesi’nde toplamda 12 oda bulunmaktadır ve Kapadokya bölgesinde yaşayan, geleneksel yaşam biçimlerini, etnografik bir dille ve sembollerle, heykellerle canlandırılarak anlatılır.
Kayaların oyularak kilise ve ev haline nasıl geldği, tarım, tarımda kullanılan dönemin en eski aletleri, eski kayıt damı (yani muftak), Kapadokya’nın gözbebeği olan pekmez yapımı, halı ve kilim dokuma, kumaş baskı teknikleri… Etnik etkinliklerle dolu bir yer!
Türk Hamamı, eski bir köy meydanı, köy odası, kız isteme geleneği, kına gecesi merasimi, gelin odası ve finalde gelen ziyaretçilerimizin “Ortahisar Hatırası” fotoğraflarını alabilecekleri bir bölüm bile mevcut!
Ortahisar Kültür Müzesi (Ortahisar Etnografya Müzesi)
1916 yılında otel olarak inşa edilmiş bir binada yer alan etnografya müzesinin atmosferi günümüzde daha farklıdır. Ekmek yapımı, kına gecesi ve türk hamamı gibi kültürümüzün olmazsa olmaz kareleri canlandırılarak gezginlere göstermeye ve öğretmeye yarar sağlıyor.

İbrahimpaşa

İbrahimpaşa köyü, Nevşehir’in Ürgüp ilçesine bağlı, tarihi değerlere sahip bir köydür. Eski adı “Babayan” olan bu köy, bir ermeni köyü olarak kurulduğu sebebiyle daha güvenilir algılanmıştır. Köyün adı “Baba İonnes” isminden dönüştürülerek “Babayan” olmuştur. Eski izlere sahip bir rum köyüdür. Müslümanlaşma olgusunun oldukça eski bir tarihte gerçekleştiği sebebiyle olmalı ki, bu köyün Rum köylerinden farklı bir tarafı, 1923 mübadelesinde zorunlu göç ettirilen kimse olmamıştır.
Köyün adı daha sonra Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa anısına (ki köye ilk içme suyunu onun getirttiği söylenmektedir) değiştirilerek İbrahimpaşa konulmuştur. İbrahimpaşa’nın Nevşehirli Osman Usta ve köy halkı tarafından 1938-39 yıllarında imece usulüyle yapılmış ve 2001 yılında restore edilmiş zarif tarihi köprüsü görülmeye değer…
Kızılçukur Vadisi
Kızılçukur Vadisi, Kapadokya’nın nefes kesen, en büyülü vadilerindendir.
Kızıl Vadi de denilir. Yüzlerce peri bacası ve kızıl kayaların evi olan bu vadide, yüksek bir kayanın üzerinde izlediğiniz gün batımını unutamazsınız…
Ayrıca; yüzyıllar öncesinde, değerli keşişlerin yaşadığı Üzümlü Kilise’yi de bu vadide yürürken görebileceksiniz…

Üzengi Vadisi

Kapadokya Üzengi Vadisi’ni ilginç kılan bir diğer özelliği ise kaya kiliseleri. Freskoları ve derin mimarileri ile göze çarpan bu kiliseler, görenleri kendine hayran bırakmayı başarıyor.
Ortahisar ve Ürgüp’e bağlı Mustafapaşa kasabaları arasında yer alan Üzengi Vadisi, uzunca bir yol boyunca birbirinden güzel manzaralara şahitlik etmesi sebebiyle, son yıllarda oldukça popüler olmaya başlamış, bir yürüyüş parkurudur.
Yürüyüş bölgesinde yer alan Kapadokya bölgesine özgü kiliseler, doğal su kaynakları, dereler ve gizemli kayalarla oyulmuş eski köyler gezinizi son derece zevkli ve ilginç kılar.
İshak Kalesi
Ortahisar Kalesi’ne yakınlığı ile de bilinen İshak Kalesi’ne de uğramanızı kesinlikle tavsiye ederiz. İki kale arasında tünel olduğunu ve bu tünelin tarihi kuşatmalar sırasında ikmal ve destek amaçlı çok sık kullanıldığı, hatta kimi zamanlar sığınak olarak da değerlendirildiği bilinmekte.

Zindan Tepesi

Zindan Tepesi, Kapadokya’nın en enfes manzarasına şahitlik eden tarihi bir yüksekliktir..
Pancarlık Kilisesi
Pancarlık Kilisesi; Ürggüp-Ortahisar yolunun üzerinde, Pancarlık Vadisinde yer almakta.
Kilisenin içerisindeki duvar resimleri çok iyi korunmuş ve saklanmıştır. Zengin inciller içeren kilisede, sahneler birbirini takip etmekte ve frizin her iki yanında madalyonlar içinde aziz tavsirleri bulunmakta. Pancarlık Kilisesi, XI. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilip bugüne kadar değerini korumuştur. Geçen yüzyılda freskler yeniden boyanmış olmakla birlikte, iyi korunmuş ve günümüze kadar gelmiştir.
Tarihi özelliği olarak; 1924’te nüfus mübadelesi öncesinde Ortodoks Rumlar’ın ziyaret ettikleri bir kilisedir.

Kepez Kilisesi

Kepez Kilisesi, Ortahisar’da yer alan ve Pancarlık yolu üzerindeki küçük kaya kiliselerinden biri olan kilisede, diğer kiliselere nazaran daha basit çizimler yer aldığını görüyoruz. İlginç yazı ve duvar resimleriyle ziyaret edilmesi gereken yapılar arasında bulunan kilise, Ortahisar’ın gezilesi mekânlarından biridir.

Ali Reis Kilisesi (Cambazlı Kilise)

Ali Reis Kilisesi, ismini içinde bulunduğu sokaktan alır. Yanında sonradan yapılmış bir oda bulunan kilise, Piramidal bir kaya içerisine oyularak, iki katlı inşa edilmiştir. İkinci kat, eski zamanlarda muhtemel olarak sığınak görevi görmüştür.
Ali Reis Kilisesinin mimarisi, “Yunan Hacı” hayali edilmiş ve planlanmıştır.
Kubbesi, oval üst kısmı delinmiş olan kilise, ahşapla kapatılmış. Kiliseye giriş için haçın güney kolundan açılan, bir kapı vardır. Bu kapı; yapı olarak tek apsisli ve apsis, at nalı şeklinde yapılmıştır.
Kilisenin kubbesinde Hz. İsa ve Hz. Meryem, iki baş melek arasında dua eder pozisyonda görülür. Kilisenin batı duvarında imparator kıyafetli baş melek büyük boyda, kuzey duvarda, çok silik olsa da muhtemel olarak Deissis sahnesi resmedildiği düşünülmekte.
Kilisenin batı duvarına resmedilen imparator kıyafetli iki baş melek vardır, meleklerin sağda olanı Rafael, solda olanın ise Uriel olduğu altında bulunan yazılardan anlaşılmaktadır.
Kapadokya Kültür ve Tarihinde Önemli olan diğer Kiliseler
Üzümlü Kilisesi, Sütunlu Kilisesi, Fırkatan Kilisesi, Tavşanlı Kilisesi, Balkan Kilisesi…
Bölgedeki tüm kiliseleri görmenizi tavsiye ederiz.
İyi seyirler,